asgari secdeler iz bırakmaz.

karışıyor kalabalıklar kalkışında kıyametin
bir ah ediyor bin şair hep bir anda bir ağızdan
tanrı sunuyor ölümü bir sebeb gerek bana
kutsal çocukları mağara dibinde oyuncak.
çöküşünde yaşanıyor bir nebze sadakat
içtenlik ne saçmaymış ben ne saçmaymışım meğer
yön bulma telaşesinde kıvranıyor eyne’l mefer.
güzel kuyularda saklı en derin ab-ı hayat
lokman olmalıydı oysa nasıl geçecek bu kırgınlık
eşi dostu telaş sarmış ben neden hep durmaktayım
şimdi telefon çalmakta bu arkadaş nfk.
kaçabilseymiş kendinden ah ne kolay olacakmış
gelebilseydim kendime bir efendi bin uşakmış.
dehaya gerek yok anlamamalı kainat
bir kadının gülüşünde okumayı varlığı
ve dokunurken her zerreme bakışında suikast
elim ölümler eşiğinde kalem kırar gözlerin.
eğilirken secdeye ben kim allah kim?

biz yine tribünlere oynayıp,
şairi alkışlayalım geçelim.
mısralar bin mana yüklü yine,
onları dışlayalım, şu güzel resmi seçelim.
: )
sen de taktın resimlere haa..