taş.

•Eylül 25, 2009 • 2 Yorum

taş

taş ki olumsal bir varlıktır yamalı ellerimde ustura
başı göğe ermelidir başı göğe ermeli
uhud’da cebrail hiç bu kadar kırılmamıştı
yenigün uykusuzlarını yere çalıp yermeli
vermeli kadınlara avuç dolusu ızdırab.

zedelenen bu ben miyim yaşlı gözler savunması?
asasını çöle bıraktı dili tutuk peygamber
misk-i amber rayihası yayılırken şahit ol
yen içinde kalmaktadır bu çetin kol kırılması
ey gök suyunu tut geçti güneş tutulması.

ilk mırıldanışımın tercümesidir.

•Ağustos 15, 2009 • 1 Yorum

- neva’ya aşık oldum. ama korkuyorum. tanrım bunu ona nasıl yaparım!!?
- yanlış bişi yapmadın.

elem neşrah leke sadrak.

•Haziran 11, 2009 • 5 Yorum

3604706940_230245eff5_m

-neva’ya-

Güzel kız,
Bir tutam saç sıcaklığı avuçlarında çok eskiye dayanacak. Ben şimdi başımı alıp gitsem de biliyorum sen hep orda olacaksun.yüzünü yayışın ve çocuktur her damla gözlerimde. dur. bakma bana öyle gidemem. ölürüm oracıkta gidemem. inşirah kaynıyor gözlerimde.

ben seni seviyorum, sen çocuk oluyorsun. ben seni seviyorum, sen gökyüzü oluyorsun. ben seni seviyorum, sen uçurtma oluyorsun mavimde. deniz oluyorsun, toprak oluyorsun. an oluyor, kokuyorsun çiçeklerinle. sabrı demliyorsun göğsünde, inşirah oluyorsun. elem oluyor. sun. inşirah oluyorsun.

“göğsümdeki ağırlıksın güzel kız. ağırlık göğsümdedir.”

güzel kız,
ağırlık göğsümdedir, ben inşirah taşıyorum. ben inşirah taşıyorum güzel kız, ben elem taşıyorum. muhakkak ki her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır. muhakkak ki her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır. her elemle birlikte bir inşirah başlar.

asgari secdeler iz bırakmaz.

•Nisan 17, 2009 • 2 Yorum

923188_park

karışıyor kalabalıklar kalkışında kıyametin
bir ah ediyor bin şair hep bir anda bir ağızdan
tanrı sunuyor ölümü bir sebeb gerek bana
kutsal çocukları mağara dibinde oyuncak.

çöküşünde yaşanıyor bir nebze sadakat
içtenlik ne saçmaymış ben ne saçmaymışım meğer
yön bulma telaşesinde kıvranıyor eyne’l mefer.

güzel kuyularda saklı en derin ab-ı hayat
lokman olmalıydı oysa nasıl geçecek bu kırgınlık
eşi dostu telaş sarmış ben neden hep durmaktayım
şimdi telefon çalmakta bu arkadaş nfk.

kaçabilseymiş kendinden ah ne kolay olacakmış
gelebilseydim kendime bir efendi bin uşakmış.

dehaya gerek yok anlamamalı kainat
bir kadının gülüşünde okumayı varlığı
ve dokunurken her zerreme bakışında suikast
elim ölümler eşiğinde kalem kırar gözlerin.

eğilirken secdeye ben kim allah kim?

totoloji ve paradoks

•Şubat 1, 2009 • 4 Yorum

1- yeşil, q harfinden korkmakta ve sığınmaktadır. q ise, bir sonsuz seçenek olup dikilmektedir karşıya. en sonunda q veye p’den biriyle ayrılacaktır turuncu’dan
2- q, bir şekilde p’ye varış demektir. p’ye bir şekilde varılacak ve p tüm anlamıyla kapsadığı gerçekliği sonsuza kadar içine çekecektir.
3- yeşil,q harfini sevmektedir. q, ikidebir yeşil’e gelip kendisini ona çağırmaktadır.
4- yeşil, p harfini çok sevmekte ve onu özlemektedir. p’ye varan en kısa yololan q ise onun gözünde bir o kadar alternatif erken kavuşma önerisidir.
5- turuncu muhtelif zamanlarda gelip yeşil’i q’dan vazgeçirmiş ama en sonunda onu başbaşa bırakmıştır.
6- q, öldüğü yerden dipdiri dirilmiş ve yeşil’i muhtelif zamanlarda kendisine çağırmaktadır.
7- yeşil, turuncu’yu sevmekte lakin yine de q önermesi ona sağlıklı bir seçim gibi gelmektedir.
8- turuncu, yeşil’i q ile başbaşa bırakmıştır.
9- yeşil, turuncu’yu sevmektedir.
10- yeşil, p’yi sevmektedir.
11- bu apaçık bir ikilemdir.

zeytin kapısı

•Ocak 28, 2009 • 2 Yorum

GAZ-M1

Bir adam çıkageldi ve yıkıp mahvetti tüm sevecenliğiyle herşeyi. Hüznümü alıp bir zeytin yaprağıyla birlikte acıyan suyuma kattı. Gülen bir yüzde yüz samimiyetsizlikti her damla suyumda.

Suya geldim. Eğilip içtim bardağımdan. Zeytin yaprağı acıtmıştı. Kendime geldim. Burası en tanıdık yerdi.

Acı geldi ve tırnaklarını yüzüme geçirip sağ gözümden çeneme uzanan üç paralel dikey çizdi. Elimi damağımdan çekip gülmeye başladım. Yüzde yüz içtenliksiz surat buna şaşırdı. Bu kadar şaşkınlık ortasında sahi ya neden şaşırmasındı.

Yüzüme gülen yüz alıklaştı. Aptalca bir düşüncesizlik hakimiyetine girdi. Aklımın tam ortasındaki zeytin yaprağı hafifçe havalandı.

velevki lakin

•Ocak 18, 2009 • Yorum Yapın

931410_waiting

tanrım! isyanı geçti bu
yerkürenin zatında karadelik
gündelik fırlamalar yatağından uyan
ey zât! koştur ki koştur
beni bu uykumdan uyandıran
bir yanardağ ki tıkılmakta polis otosuna
eli başımda polis ben
-bir tutam sakız ve saç-

ve kiraz, dalından ses vermiştir bir kere
içimdedir,
susmayacaktır!

•Ocak 1, 2009 • Yorum Yapın

n1034387981_232768_4824

şehrin belirli noktalarına toplanmış muhtelif kalabalıktan bellidir ki:

•Aralık 27, 2008 • 7 Yorum

a) otobüsler tıklım tıklım olabilir.
b) hotel ışıkları neden yanmaktadır.
c) bu gece elektrik kesintisi ya da karartma mümkündür.
d) ben ölebilirim ve an gelir bi bebenin adını atilla ilhan koyabilirler.
e) yolda yürürken ayağıma sakız batabilir.
f) arkadaşlar geldiler hadi bize gidelim.
g) üç kişi batak oynarken sinek 2′li çıkartılır.
h) otobüsün durağı hala kaçmamalıdır.
10) sen yoksun, o kadar.

sahibinden satılık

•Aralık 19, 2008 • 4 Yorum

war_by_alexiuss2

dünyanın çivisi çıktı millet secdelerde pazarlık
üstad ne demiş hepsine nazarlık
pazara çıktı dostluk satılık arkadaşlık
tanrı yaptı sınav kullarda devamsızlık.

haydi bak yüzüme söyle nedir bu hazımsızlık
gözümden gözünü çekenin yaptığıdır hırsızlık
sabrın sonu selamet başa dert sabırsızlık
tanrıya mahsus olan kullarda yalnızlık.

(Nakarat)

hepimiz harbiyiz kim girerse lafa
aklım yerinde olsa aklı taşıyamaz kafa
bir semtti eskiden restore edildi vefa
şeytana ne gerek insanoğlu bu defa.

korkarım yakında kıyamet kopacak
tanrı’nın önüne insan aceb nasıl çıkacak
daha kaç kişi ölmeli bu kan ne dem duracak
annelerin gözleridir kevseri sulayacak.

nakarat:
bana zulüm sana ölüm bu dünya
ikimize fazla gülüm bu dünya
bi kaç saatti yetti bana bu dünya.

by_z